Publication: Kadin/Woman 2000 Publication Date: 01-JUN-02 Format: Online - approximately 8296 words Delivery: Immediate Online Access Author: Guclu, Sevinc ; Adak, Nursen
Article Excerpt Ozet
Hizli degisim ve donusumlerin yasandigi dunyada, "saglik" ve "hastalik" bircok etmenin olusturdugu ve tanimlanmasi giderek zorlasan kavramlar haline gelmistir. Kuresellesen dunyada bu kavramlara yuklenen anlamlar da degismektedir.
Calismada saglik ve hastalik kavramlari toplumsal ve kulturel yapi icine yerlestirilerek kadinlarin saglik ve hastalik davranislari ile egitim, gelir ve oturulan yerlesim yeri arasinda nedensel bir iliski olup olmadigi arastirilmaktadir.
Gorusme ve anket tekniginin kullanildigi arastirmada, kapali ve acik uclu sorulardan olusan anket formu ile hem nitel hem de nicel verilerin toplanmasi amaclanmistir. Antalya kent merkezini temsil edecek veriler elde edebilmek icin, sosyo-kulturel acidan farkli oldugu dusunulen, kirsal ve kentsel kesim icin ayri ayri orneklemler secilmis, 15-49 yas arasi dogurganlik cagindaki, en az bit evlilik tecrubesine sahip, toplam 160 denekle gorusulmustur.
Anahtar Kelimeler: Kadin, egitim, saglik, davranis gelir, yasanilan yer.
1. Kavramsal Cerceve
Arastirmamizin kavramsal cercevesinde saglik-hastalik kavramlarini ve saglik ve hastalikla ilgili sosyal etmenleri (egitim, ekonomik, kirsal veya kentsel alanlarda yasama) tanimlayacagiz.
1.1. Saglik ve Hastalik
Saglik ve hastaligin algilanmasi her toplumun kulturunun bir parcasidir. Toplumun "saglik" ve "hastalik" hakkindaki deger yargilari, vaziyet alis ve inanclari, kulturun ozelliklerini yansitir. Kulturler arasindaki farkliliklar dolayisiyla, saglik-hastalik sisteminde bir gorelilik sorunu bulunmaktadir.
Dunya Saglik Orgutu sagligi, yalnizca hastaliklarin olmayisi degil; fiziksel, mental ve sosyal yonden tam iyilik halidir, seklinde tanimlamaktadir. Bu yaklasim; saglik tanimini profesyonel saglikcilarin belirleyici oldugu alandan cikaran ve onu bilimsel disiplinlerin daha genis cercevede etkilestikleri, daha dinamik ve kapsamli duzeye yonelten bir potansiyele de sahiptir. Ozellikle sosyal iyilik hali vurgusunun toplumsal ve politik iliskileri saglik kavrami icine ceken guclu bir yonu bulunmaktadir (Belek vd. , 1998:26).
Insanlarin kendi sagliklarini nasil algiladiklari ve tanimladiklari saglik sosyolojisi acisindan oldukca anlamlidir. Saglik ve hastaliga yuklenen anlam toplumdan topluma farklilik gostermektedir. Yapilan calismalar, bazen bir toplumda, ileri derecede hasta olan birinin dahi saglikli olarak kabul edilebilecegi gibi bazen de hasta olmayanlara bile hasta denilebilecegini ortaya koymaktadir. Saglik, bazilarina gore hastaligin olmamasi hali olabildigi gibi, gucluluk ve zayiflik olarak da algilanabilmektedir. Bunlarin disinda bireylerin bir kismi sagligi islevsel olarak tam olma, gunluk islerinin ustesinden gelebilme ve zindelik olarak da degerlendirmektedir.
Hastalik ise genellikle bir insanin basina gelen, kendisinin disinda gelisen ve bu yuzden insanin kendisinin sorumlu tutulamayacagi ayri bir sey olarak degerlendirilmektedir. Hastalik iki farkli anlam icermektedir:
1. Tip acisindan hastalik (disease): Doktorun bakis acisindan veya nesnel anlamda hastalik. Bu anlamiyla hastalik, belirli isaret ve semptomlarla kendisini gosteren patolojik bir anormalligi ifade eder.
2. Toplumsal-kulturel icerikli bir kavram olarak birey acisindan hastalik (illness): Sagliksizligin veya patolojik surecin sonuclarinin oznel deneyim icinde bireyce algilanmasi, bireyin aci rahatsizlik vb. duyma durumu (Oskay, 1993:97). Goruldugu) gibi hastaligin sadece tibbi acidan teshis edildikten sonraki surecinin yaninda bir de hasta acisindan teshise kadar gecen zaman icindeki oznel anlami vardir. Cassell (1976:47-83) medikal acidan hastalik anlayisiyla (disease), hastanin bakis acisindan hastalik (illness) arasindaki farki soyle ifade eder: Doktora giderken bireyin hissettigi rahatsizlik durumu "illness", doktordan eve donerken bireyin saptanan rahatsizlik durumu "disease". Buna gore objektif anlamda hastalik kavrami herhangi bir organdaki bozuklugu, uyumsuzlugu ifade ederken, subjektif anlamdaki, bireyin sahip oldugu rahatsizlik durumunu, bu duruma kendisinin ve cevresindekilerin tepkisini yansitir.
Bilim adamlarinin yani sira cesitli arastirmalarla siradan insanlarin saglik ve hastalik nasil tanimladiklari ve algiladiklari saptanmaya calisilmistir. Bu arastirmalarin cogunda, hastaliklarin dissal (external) bir faktor oldugu, belli bir yasam seklinin, ozellikle kentsel hayatin, bir urunu oldugu soylenmistir. Bu anlamda hastalik, mikroplarin yarattigi ya da bir kaza sonucunda ortaya cikan bir durum ya da kanser gibi hastalik ya da zihinsel bir rahatsizlik seklinde anlasilmistir. Diger yandan, siradan kisilerce, hastalik icsel (internal) bir olgu olarak da dusunulmustur (Scambler, 1991:33). Bu anlamda, herhangi bir hastaligin olmamasi yani bir dengenin olmasi durumu anlasilmaktadir.
Sosyolojik acidan saglik ve hastalik kavramlari incelendikten sonra simdi egitim, gelir ve ikamet edilen yer gibi sagligi etkileyen sosyal etmenler ele alinacaktir.
1.2. Saglik ve Hastalikla Ilgili Sosyal Etmenler
1.2.1. Saglik ve Egitim
Egitim ve saglik arasinda olumlu bir iliskinin varliginin iyi bilinmesine karsin bununla ilgili cok fazla calisma yoktur. Genellikle iyi egitimli insanlarin daha saglikli, daha az egitimlilerin ise daha sagliksiz oldugu dusunulmektedir. Saglik ve egitim arasindaki iliskiyi Ross ve Chia-Ling Wu (1995:719-724) is ve ekonomik kosullar, sosyal psikolojik sartlar ve saglikla ilgili yasam tarzi olmak uzere uc teorik siniflama ile aciklamaktadir. Ilk olarak, is ve ekonomik kosullar incelendiginde, egitim, is ve ekonomik kosullari sekillendirmektedir. Iyi egitimli kisiler daha az issiz kaldiklari ve genellikle iyi gelir getiren tam zamanli islerde calistiklari icin gelirleri yuksek olmakta, cok nadir ekonomik sikinti cekmektedirler. Ayrica daha az egitimli kisilerin dusuk statulu, geliri az, atilma riski cok olan islerde calistiklari anlasilmistir.
Ikinci olarak sosyal psikolojik sartlar incelenmektedir. Insanin hayati uzerindeki kontrol duygusu, saglik ve egitim arasindaki en onemli baglardan biridir. Gucsuzlugu kabul etme ve kontrolun olmamasi, kisinin davranislarinin sonuclarindan etkilenmeyecegi inancindan kaynaklanmaktadir. Fakat, davranislarin sonuclari diger guclu kisiler, sans, kader veya bunun gibi sahip olunan eylemlerle dissal gucler tarafindan belirlenir. Kisinin bireysel kontrol duygusunu artiran egitim, pek cok duzeyde kapasitesini de artirir. Bireyin iletisim kurma ve analitik dusunce yetenegini artirarak ve karsilasacagi problemleri daha kolay cozmesini saglayarak sagliginin bozulmasina engel olur. Iyi egitimliler, egitim duzeyi dusuk olanlara gore daha fazla sosyal destege sahiptir. Issiz ve ekonomik sikinti icinde olan bireyler esleri tarafindan da cok fazla destek gormemekte ve aile ici tartismalarin artmasina neden olmaktadirlar. (Ross ve Wu, 1995:719-724)
Ucuncu kategoride ise saglikla ilgili yasam tarzi yer almaktadir. Egitimli kisiler egitimsizlere gore daha saglikli bir yasam stiline sahiptir. Iyi egitimliler egitimsizlerle karsilastirildiginda daha cok egzersiz yapmaya, olculu icmeye, koruyucu tibbi bakimi kabule ve daha az sigara icmeye egilimlidirler. Ayrica egitimlilerin hic sigara icmemis olma olasiliklari yuksektir. Bunlara ilaveten daha cok egitim almis bireylerin sigarayi birakma olasiligi da yuksektir (Ross ve Wu, 1995:719-724). Sigaranin pek cok hastaligin nedeni oldugu dusunuldugunde egitim ve saglik arasindaki olumlu iliski rahatlikla kurulabilir.
Sagligi surdurebilmek ve daha iyiye goturebilmek icin, cevrenin olumsuz nitelikteki sosyal, ekonomik, biyolojik ve fiziksel etmenlerini ortadan kaldirmak; kisinin direncini artirmak; saglik kontrolu ya da hastaligi icin hekime basvurmasini ve hekimin soylediklerini anlayip uygulamasini saglamak hususunda yararlanilacak en onemli araclardan biri egitimdir (Dirican, 1990:179). Saglik ve egitim iliskisindeki onemli noktalardan birisi de dusuk egitimsel hunere sahip kadin ve erkeklerin saglik egitimi mesajlarina cevap vermek konusunda oldukca yavas olmalari veya hic cevap vermemeleridir (Wadsworth, 1996:159). Saglik egitimi calismalarina yeterince cevap veremeyenlerin de sagliklarini gelistirmeleri zor gorunmektedir.
1.2.2. Saglik ve Ekonomik Durum
Sosyal bir kurum olarak saglik, buyuk olcude sosyo-kulturel ve sosyo-ekonomik degiskenler tarafindan belirlenmektedir. Yapilan pek cok calisma, gelir ve saglikhastalik iliskisini ortaya koymaktadir (Belek, 1999; Marmot & Feeney 1996; Macran, Clarke ve Joshi, 1996).
Gelir sagligin en onemli belirleyicilerinden biridir. Ozellikle saglik hizmetlerinin gun gectikce ozellesmesi, saglik hizmetlerini, amaclari kar elde etmek olan ozel sektor poliklinik ve hastanelerinin, kamu tarafindan saglananlardan daha iyi vermesi, sagligi sadece parasi olanin satin alabildigi bir hizmet haline getirmektedir.
Saglik sorunlarinin yoksul bolgelerde yigilmasi ya da yoksul bolgelerde yasayan bireylerin daha fazla saglik sorunu yasamalari iki sekilde aciklanmaktadir. Ilk olarak dusuk sosyo-ekonomik statulu bireyler yoksul bolgelerde yasam sansi bulabilmektedir. Kiralarin dusuklugu bile, tek basina, dusuk sosyo-ekonomik statulu bireyleri yoksul bolgelere ceken bir etki gosterebilmektedir. Bu gruplar arasinda saglik sorunlarina daha sik rastlanmaktadir. Boylece dusuk sosyo-ekonomik statulu bireylerden olusan yoksul bolgelerde hastalik sikligi artmaktadir. Bu ilk aciklamada, nufusun yoksullugu disinda hastalik slkligini aciklayacak bir baska etken yoktur. Ikinci aciklamada ise gelirle ilgili bireysel etkenlerin yaninda, bolgesel duzeyli olan ve yapisal olarak nitelenen baska etkenlere de yer verilmektedir. Ornegin yoksul bolgeler ayni zamanda sosyal iliskilerin de bozuk oldugu bolgelerdir. Bu bolgelerde aydinlanma olanaklarinin yetersizligi gibi daha maddi unsurlara da bagli olarak suc isleme oranlari yuksektir. Cesitli sosyal etkinliklere ulasmak daha zordur. Butun bunlara bagli olarak, yoksul bolgelerdeki saglik sorunu sikligi, bu bolgelerde yasayanlarin sosyo-ekonomik olanaklarina gore daha yuksek olmaktadir (Belek, 1999:56).
Gelirin en onemli kaynagi istir. Yapilan is karsiligi elde edilen gelir, bireylerin saglikla ilgili ihtiyaclan karsilamalarinda kullanilmaktadir. Gelir elde etme araci olarak is uc acidan saglikla iliski halindedir. Birincisi, yapilan isin...
NOTE: All illustrations and photos have been removed from this article.

More articles from
Kadin/Woman 2000 Woman's body as colony: Impossible Saints, 01-DEC-03 Lady Montagu'nun mektuplarinda osmanli kadini, 01-DEC-03 Representations of women and writing in Doris Lessing's The Golden Notebook and Peride Celal's Uc, Kadinin Romani, 01-DEC-03
Looking for additional articles? Click here to search our database of over 3 million articles.
Looking for more in-depth information on this industry? Click here to search our complete database of Industry & Market reports by text, subject, publication name or publication date.
About Goliath Whether you're looking for sales prospects, competitive information, company analysis or best practices in managing your organization, Goliath can help you meet your business needs.
Our extensive business information databases empower business professionals with both the breadth and depth of credible, authoritative information they need to support their business goals. Whether it be strategic planning, sales prospecting, company research or defining management best practices - Goliath is your leading source for accurate information. |